Türkiye Büyük Millet Meclisi Açılışı ve Atatürk
Herkesin kolaylıkla ağzına dolayabildiği şeylerden birisi de ülkemizde Gazi Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşlarının imanı, inancı, Allah’ın hak dini İslam ile olan ilişkileridir. Her nasılsa da 25/7/1951 tarih ve 5816 sayılı kanun kapsamındaki suçların hep bir şekilde kıyısından, köşesinden dönülüverir.. söyleyen söylediğiyle kalır, söven sövdüğüyle kalır. Üstelik bazı kişilerin söz söyledikten sonra verdikleri savcılık ifadelerinde nasıl taklalar attıkları da malumunuzdur.
“Sizin sorumluluğunuz, hesabınız ve cezanız size aittir, benim dinim, benim şeriatım, benim getirdiğim ilâhî düzen, benim medeniyetim, benim hesabım ve mükâfatım da bana aittir.” mealindeki surenin veya Zümer 53. Ayeti kerime sonrasında, Hz. Hamza’nın katili Vahşi’nin, Hz. Vahşi olarak İslam Ordusuna katılabilmesi gibi “af ve mağfiret dileyenleri affeden Rabbimizin kulu olmayı” şiar edindiğini her fırsatta söyleyenlerden bunları sıkça duymak da üzücüdür. Son tahlilde Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları, İslamın şerefli sancaktarlığını yapan Türk Milletinin “gavur” zulmüne uğramadan, milli mücadelenin lideri olabilmiş vatan evlatlarıdır.
Küffarın, üzerimize içeriden ve dışarıdan saldırılarıyla karşı karşıya kalan aziz milletimizin, hala İslam yurtlarındaki mazlumların dualarında yer alabilmesini, son olarak #Covid19 salgınında 80’den fazla ülkeye destek verebilmesinin temelleri, sessizlere ses olabilme cesareti de kabul edilmelidir ki o günlerde atılmıştır.
Murat Bardakçı’nın yaptığı araştırmaya dayanarak; Mustafa Kemal Paşa’nın, Türkiye Büyük Millet Meclisi açılışında, Anadolu’nun hemen her tarafındaki askerî ve mülkî erkâna gönderdiği emrin orijinal dili ile olan tam metni aşağıdadır. Bugünün de, o günün de perspektifinden, bu yazılanların “iman” veya “inanç” eksiği kişilerce kaleme alınabilmesinin mümkün olup olmadığının tartılmasını sizlere bırakıyorum.

1. Allah’ın cömert ihsanı ile Nisan’ın yirmi üçüncü cuma günü, cuma namazından sonra Ankara’da Büyük Millet Meclisi açılacaktır..
2. Vatanın istiklâli, hilâfet ve saltanatın kurtarılması gibi en mühim ve hayatî görevleri ifâ edecek olan Büyük Millet Meclisi’nin açılış gününü Cuma’ya tesadüf ettirmekle o günün mübarek olmasından istifade için açılıştan önce bütün milletvekilleri ile Hacı Bayram Velî Câmi-i Şerîfi’nde Cuma namazı kılınarak Kur’an’ın nurlarından ve salâttan feyzalınacaktır.
Namazdan sonra sakal-ı şerif ve sancak-ı şerif taşınarak daireye gidilecektir. İçeriye girilmeden önce bir dua okunacak ve kurbanlar kesilecektir. Tören sırasında camiden Meclis’e kadar Kolordu Kumandanlığı tarafından askerî birliklere özel tertibat aldırılacaktır.
3. O günün kudsiyetini sonsuza kadar ulaştırmak maksadıyla bugünden itibaren vilâyet merkezinde Vali Beyefendi Hazretleri’nin düzenlemesi ile hatim indirtilip Buhârî-i Şerîf okutulacak, hatmin geri kalan kısmı Cuma namazından sonra Meclis’in önünde tamamlanacaktır.
4. Kutsal ve yaralı vatanımızın her köşesinde aynı şekilde bugünden başlayarak Buhârîler okunup hatimler indirilecek, Cuma günü ezandan önce minarelerde salâvâtlar getirilecek, hutbede halifemiz padişahımız efendimizin (Sultan Vahideddin’in) ismi zikredilirken padişahın ve teb’anın biran önce kurtulup saadete ermesi duası da ilâveten okunacaktır.
Cuma namazının kılınmasından sonra hatim tamamlanarak hilâfet ve saltanat ile vatanın her tarafının kurtulması maksadıyla yapılan millî çalışmaların önemi ve kutsallığı, milletin her ferdinin vekillerinden meydana gelen Büyük Millet Meclisi’nin yapacağı vatanî vazifeyi ifa mecburiyeti hakkında öğütler verilecektir.
Daha sonra halîfe ve pâdişâhımızın, din ve devletimizin, vatan ve milletimizin kurtuluşu, selâmeti ve istiklâli için dua edilecektir. Bu dinî ve vatanî merasimin tamamlanıp camilerden çıkılmasından sonra Osmanlı topraklarının her tarafından hükümet makamına gelinerek Meclis’in açılmasından dolayı resmî tebrikler sunulacaktır.
Yine her tarafta Cuma namazından önce uygun şekilde Mevlid-i Şerîf okunacaktır.
5. İşbu tebliğin hemen yayınlanıp gönderilmesi için bütün vasıtalara başvurulacak ve hızlı bir şekilde en ücra köylere, en küçük askerî kıt’alara ve memleketin bütün kuruluşlarına ve müesseselerine yollanması sağlanacaktır. Ayrıca büyük levhalar hâlinde her tarafa asılacak ve mümkün olan yerlerde bastırılıp bedava olarak dağıtılacaktır.
6. Cenâb-ı Hak’ka tam bir muvaffakiyet için niyaz edip yalvarıyoruz.
Temsil Heyeti adına Mustafa Kemal. ”
Kaynak; Murat Bardakcı/Habertürk/ 23.04.2016)